Tag : türk

Oğuz doğduğu zaman yüzü mavi, ağzı ateş gibi kırmızı, gözü ve saçı, kasları siyahtı. Annesinin memesinden ilk sütü emdikten sonra bir daha emmedi. Lakırdı etmeye başladı. Yiyecek istedi. Kırk günde büyüdü. Dolaşıp oynuyordu. Oğuz’un ayakları öküze vücudu kurda, göğsü ayıya benzerdi. Böğürleri kıllı idi. At sürüsü güder, beygire binerek avlanırdı. Günler, geceler geçti. Delikanlı oldu. ..

Devamını oku

Bir gün Oğuz otururken, düşman baskısına uğradı, gece vakti oradan göçtü. Beraberindeki (Ürüz Koca) nin küçük oğlu yolda düşmüştü. Hiç farkında olmadılar. Yollarına devam ettiler. Yolda kalan bu çocuğu bir arslan alarak götürdü, besledi. Günlerden sonra, Oğuz gene gelip yurduna yerleşti. O sırada Oğuz Han’ın atlarına bakan çoban bir haber getirerek dedi ki: (Ormanda bir ..

Devamını oku

Dokuzoğuzlar’ ın ataları olan bir hakanın iki güzel kızı vardı. Bunlar ancak tanrılara layıktı. Babaları insanlardan ayrı bulundurmak için bu kızları, yaptırdığı bir kulenin içine koydurdu ve yalvararak tanrıyı çağırdı. Bunu üzerine tanrı bir boz kurt olarak geldi, kızlarla evlendi. Tanrının bu kızlardan Dokuz Oğuz ile Ön Uygur evladı oldu. Bunlar zamanla çoğaldılar. Bu Dokuzoğuzlar’dan ..

Devamını oku

Tukyu’ ların ataları Çinli’ lerin (sı-hayı) dedikleri batı denizi sahillerinde otururdu. Komşu hükümdarlardan bir bunların yurdunu basarak, kadın, erkek, çocuk ve önlerine gelenleri kılıçtan geçirdi. Bunlardan ancak on yaşında bir erkek çocuk kalabildi. Bu da elleri, ayakları kesilmiş olarak bir bataklığa atıldı. Çocuk orada açlıktan, yaralarından akan fazla kandan ölmek üzere iken, bir dışı kurt ..

Devamını oku

Anadolu’da Destânî Türk Edebiyatı ve Dede Korkut Hikâyelerinin Genel Özellikleri XIV. asırda halk toplulukları arasında, ordularda, hudut boylarında, sazlarla şiir söyleyen halk ozanları, gün geçtikçe, çoğalıyordu. Bu asırlarda yaşanılan bol vak’alı, çok hareketli hayat ve kahramanlık hâdiseleri, söylenen şiirlerle, anlatılan hikayelerin ana vak’alarıydı. Diğer taraftan, eski ve yeni İslam ve Türk-İslam kahramanlan etrâfında manzum, mensur ..

Devamını oku

Göğün göbeği Asya Şamanizm’indeki sembolik bir kavramın adıdır. “Göğün kalbi”, “göğün merkezi” gibi çeşitli adlaraltında çeşitli mitolojilerde de rastlanan bu sembolik kavrama Asya’da özellikle Altay, Yakut, Uygur, Başkurt, Kırgız, Kalmuk, Çukçi, Moğol, Buryat, Samoyet, Koryak, Tibet, Avrupa’da Fin, Lapon, Estonya, Amerika’da Maya ve Afrika’da Dogon ve Bambara tradisyonlarında rastlanır. Asya Şamanizm’ine, özellikle Altay, Yakut ve ..

Devamını oku

Tarihsel Arkaplan Gılgamış Destanı, Homeros’un İlyada ve Odysseia’yı yazmasından en az bin üç yüz yıl önce çivi yazısıyla kil tabletler üzerine yazılmıştır. Bununla birlikte ilk tablet, Asur’un son büyük kralı olan ve MÖ 668 ile MÖ 627 yılları arasında hüküm süren Asur-banibal’ın kitaplığının bulunduğu Ninova’da 1845’te kazılar başlayana kadar bulunamamıştır. Yirmi beş bin tablet arasında ..

Devamını oku

Türk mitolojisinde başrol oynayan tanrı ve tanrıçaların sıfatları, işlevleri ve isimlerinin etimolojik anlamları, yukarıdaki gezegen ve gezegensel sıralamaya uygunluk göstermektedir. Buna göre; Satürn Kara-Han, Jüpiter Ülgen, Mars Kızagan Tanrı, Venüs Umay (Ayızıt), Merkür Mergen Tanrı’yı karşılamaktadır. AK ANA Sonsuz sulardan çıkıp, Ülgen’e yaratma emrini veren ve tekrar sulara dönen tanrıça ak anadır. Altay Türklerinin inancına ..

Devamını oku